Çoklu Zeka


Başarısız çocuk yoktur, çoklu zekâ vardır!

Çocuğunuz kolay öğrenemiyor, matematikten anlamıyor ya da kendini ifade etmekte güçlük mü çekiyor? Yanıtınız "evet" ise umutsuzluğa kapılmayın; klasik zekâ tanımlarını rafa kaldıran ‘Çoklu Zekâ Kuramı’ eğitimde çığır açıyor.

Bilimadamları, özellikle son 20 yıldır insan beyninin kullanım yüzdesinin artırılması ve öğrenme oranının yükseltilmesi için çalışıyor. Bu araştırmaların belki de en çarpıcı olanı ‘Çoklu Zekâ Teorisi’. Uzmanlar, bu teorinin insanların öğrenmeye ve yaşama bakışını değiştiribilecek güce sahip olduğu görüşünde birleşiyor.

Çoklu Zekâ Kuramı ile birlikte klasik zekâ testi ve tanımlaması tarihe karıştı. Bu kuramı ilk ortaya çıkaran Profesör Howard Gardner. Harvard Üniversitesi’nde nöro-psikolog olan Gardner 1983 yılında yazdığı "Aklın Çerçeveleri" adlı kitabında zekânın matematik ve dil olarak iki değil, sekiz türü olduğunu savundu. Böylece müzik, spor, dans ve doğada kendini gösterenlerin de zeki olduğu ortaya çıktı.
     
İki değil, sekiz tür zekâ...
Gardner zekâların geleneksel anlayıştaki dilsel ve matematiksel zekâ yanında görsel, bedensel, müziksel, sosyal, içsel ve doğalcı zekâlar olduğunu ortaya koyuyor. Bu dizide sekiz zekâyı tanıyacak, hangi tür zekâya sahip olduğunuzu görecek ve hem kendinizin hem de çocuklarınızın zekâsını geliştirmek için yapabileceklerinizi keşfedeceksiniz.
     
"Öğrenmenin birçok yolu var"
Kültür 2000 Koleji Kurucusu Ful Akıngüç Över, çoklu zekânın bilinmemesinden dolayı, dil ve matematik dışındaki zekâ türlerine sahip çocuklara önem verilmediğini savunuyor. Över "Başarısız çocuk yoktur. Dersleri müzik, sanat ve spor desteğiyle sevdirip başarıyı arttırmak mümkün" diyor. Över konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı:
     
Çoklu zekâ nedir?
Bu teoriye göre IQ testine dayanan geleneksel zekâ anlayışı çok sınırlı. Teori, insan potansiyelinin daha geniş bir alanı kapsadığını ve sekiz ayrı zekâ olduğunu savunuyor. Öğrenmek için tek bir yol olmadığını gösteriyor.
     
Kuramın yaratıcısı Gardner’ın zekâ tanımı nasıl?
Ona göre zekâ, "Değişen dünyada yaşama ve değişimlere uyum sağlamak amacıyla her insanda kendine özgü yetenekler ve becerilerin bütünü".
     
Kuramın geleneksel zekâ anlayışından farkı ne?
Geleneksel anlayışta sadece etkili ifade yeteneği olan ve mantıklı kişilere değer veriliyor. Oysa çoklu zekâda her tür zekâya eşit önem veriliyor.
     
Ezbere yer yok!
Müzikde çok başarılı ancak matematikde başarısız olan çocuk zeki mi?
Neden olmasın? Ne yazık ki bu yetenekleri taşıyan birçok çocuk, okulda destek görmüyor. Onların farklı düşünme ve öğrenme yönlerine hitap edilmediği için öğrenme problemli oluyor; çocuk "dikkati eksik" ya da "başarısız" olarak adlandırılıyor.
     
Ancak ülkemizde başarı sınavlarla ölçülüyor...
Ne yazık ki öyle. Sınavlar ezberciliğe neden oluyor ve yaratıcılığı ortadan kaldırıyor.
     
Çoklu Zekâ Kuramı’nda öğrenememe veya başarısızlık söz konusu değil mi?
Hayır. Seviyeler farklı olabilir ama her çocuk her konuyu öğrenir. Çoklu zekâyla, öğretmenler derslerini müzik, sanat, alan gezileri ve daha birçok farklı yöntemle öğretiyor.
     
Müzik zekâsına sahip bir çocuğa tarih nasıl öğretilebilir?
Öğrenciden, bilgilerle bir şarkı hazırlamasını istediğimizde bu işi zevkle yapar. Kendi hazırladığı şarkıları unutmayacağı için öğrenmiş de olur.
     
Çoklu Zekâ Kuramı ezberciliği de kaldırıyor mu?
Evet çünkü çocuklar konuyu istedikleri metotla öğreniyor.
     
Kimler matematiksel zekâya sahip?
Psikolojik Danışman Kudret Eren Yavuz’un "Eğitim Öğretimde Çoklu Zekâ Teorisi" ile Prof. Dr. Özcan Demirel’in "Öğretme Sanatı" kitaplarında hem sahip olunan, hem de eksik olan zekâların nasıl geliştirileceği anlatılıyor.

Matematiksel düşünme, sayıları etkin kullanma, problemlere bilimsel çözümler üretme ve kavramlar arasındaki ilişkileri ayırt etme, sınıflama, genelleme yapma, hesaplama, matematiksel bir formülle ifade etme, benzetmeler yapma gibi davranışlarla ortaya çıkıyor.

Kitaplarda, matematiksel zekâsı güçlü olan kişilere şu örnekler veriliyor: Bilim adamları, matematikçiler, muhasebeciler, mühendisler, bilgisayar programcıları ve istatikçiler...
     
 6 temel özellik
 Matematik zekâsına sahip kişilerin 6 temel özelliği ise şöyle sıralanıyor:
     1. Her şeyin nasıl çalıştığını sorgular,
     2. Hesapları akıldan çabucak yapar,
     3. Matematik etkinliklerini sever,
     4. Strateji oyunlarından hoşlanır,
     5. Mantık oyunlarına, yap-bozlara meraklıdır,
     6. Üst düzey düşünce becerilerini kullanır.
     
Bu tür zekâyı geliştirmek için....
•   Eğer çocuğunuz size devamlı ne kadar çok şey bildiğini kanıtlamaya çalışıyorsa (Örneğin; "biliyorum anne", "bırak da ben yapayım") onların bir şeyleri çözmelerine ve bu içgüdülerini beslemelerine izin verin.
•   Yanlış yaptıklarında, onlarla dalga geçmeyin veya "Sana ben yaparım demiştim" demeyin. Bunun yerine neden yanlış yaptıklarını açıklayın.
•   Düşünmelerini motive edin ve yaptıkları şey üzerinde tekrar düşünmeleri için onları cesaretlendirin.
•   Dama, satranç, tavla gibi oyunları oynatın. Bulmaca çözmeleri için cesaretlendirin.
•   Bir matematik, satranç kulübü ya da başka bir problem çözme ve eleştirel düşünme aktivitesine katın.
•   Mantık oyunları oynayın.
•   Bir teleskop veya mikroskop alarak birlikte gözlemler yapın.
•   Günlük işlerde yaşamın bir bölümü olan matematiği keşfetmesini sağlayın. Örneğin; Apartmanda kaç merdiven çıkıyor? Gün içinde kaç insanla görüşüyor? Eve başka kaç yoldan gidebilir?      
     
"Mükremin" dilsel zekâlı
Değişik kültürlerde yaşayan insan, dil kullanma becerisine sahiptir. Dil zekâsı, "Sözcükleri hem sözlü hem de yazılı olarak etkili biçimde kullanma becerisi" olarak açıklanıyor. Sözlü olarak öykü anlatan, sunuculuk yapan ve politikacı olan kişilerle şair, oyun yazarı, editör, gazeteci gibi dil zekâsını sergileyenler bu grupta yer alıyor. "Mükremin Abi" tiplemesi ile adını geniş kitlelere duyuran Yılmaz Erdoğan da dilsel zekâsı güçlü isimlerden....
     
6 aşamada nasıl tanırsınız?
     1. Hikâyeler anlatır, espiriler yapar, olaylar uydurur,
     2. Hafızası iyidir,
     3. Kelime oyunlarından hoşlanır,
     4. Okumayı yazmayı sever,
     5. Yaşına göre sözcük dağarcığı zengindir,
     6. Sözsel iletişimi iyidir,
     
Dilsel zekâ nasıl geliştirilebilir?
•   Eğer çocuklarınız konuşmayı seviyorsa onları size hikaye okumaları için cesaretlendirin. Hikâyeyi oynamalarını, hikayeyi tutkuyla anlatmalarını ve değişik karakterleri konuştururken farklı sesler kullanmalarını sağlayın. Çocuğunuzla sık sık kütüphaneye gidin, gazete ve dergilere abone olmasını teşvik edin.
•   Kelime oyunları oynayın,
•   Günlük okuma saatleri planlayın,
•   Hızlı okuma kurslarına katılın,
•   Okuma etkinlikleri düzenleyin,
•   Günlük tutun,
•   Şiir kasetleri dinleyin,
•   Sevdiğiniz şiir ve sözleri ezberleyin
•   Öğrendiğiniz yeni kelimeleri günlük yaşamınızda kullanın
•   İzlediğiniz bir film ya da başınızdan geçen herhangi bir öğretici olaydan sonra öğrendiklerinizi yazın. Tüm bunları yapması için çocuğunuzu da teşvik edin.     
     
   
‘Okul başarısı zekâ göstergesi değil’

Psikolojik Danışman Kudret Yavuz sorunu ortaya koydu: Türkiye’de yıllarca, derslerinde başarısız olan öğrenciler sistem dışına itildi; yaratıcı beyinler kaybedildi. Bu anlayıştaki okul hayatı, yaşamda başarının pusulası olamaz

Ankara Özel Ceceli Okulları Psikolojik Danışmanı Kudret Eren Yavuz, hayatta başarılı ve zeki olmanın yolunun, yıllarca, sayısal bölümlerde okumak olarak kabul edildiğini söylüyor. Yavuz, bu yanlış görüşle binlerce yaratıcı beyinin sistem dışına itildiğini savunuyor.

Türkiye’de yıllarca, IQ’ya yani ‘matematiksel-dilsel zekâ’ya dayalı müfredat sistemlerinde eğitim verildiğini kaydeden Yavuz şöyle konuşuyor: "Bu durumda öğrencilerin tek amacı girdikleri sınavlarda yüksek puanlar almak oldu. Bu gençler her defasında daha çok bilgiyi ezberlediler ve yine her defasında gerçek yaşamdan biraz daha uzaklaştılar."
     
     
Tekdüze eğitim faciası...
Yavuz, anne babaların çocuklarının farklı zekâlarını keşfetmeleri ve geliştirebilmeleri için nasıl davranmaları gerektiği konusundaki sorularımızı ise şöyle yanıtlıyor:
     
Ailelerin zekâ kavramına bakışları nasıl?
Ailelerin çocuklarından beklentileri zekâ anlamında oldukça yüksek. Yüksek zekâ, üniversite sınavında başarı beklentisi, çocuk açısından durumu çok karmaşık bir hale sokuyor.
     
Bu durum çocuğa nasıl yansıyor?
Aile ve çevresinin yüksek zekâ, başarı gibi beklentilerine cevap vermekte zorlanan çocukların bir süre sonra özgüvenleri zayıflıyor. Okula ve öğrenmeye karşı tutumları olumsuz yönde gelişiyor.
     
Aileler, IQ’yu çok mu önemsiyor?
Evet. Oysa günümüzde, IQ’nun hayattaki başarı konusunda zayıf bir gösterge olduğuna dair pek çok bulgu var.
     
IQ saplantısının bedeli ne oldu?
Toplumlar zekâyı sınırlı olarak ele aldı. Belirlenen kalıba uymayan pek çok yaratıcı akıldan mahrum kalındı.
     
Peki okul başarısının önemi nedir?
Çocukların okul başarısının yükselmesi, zeki olarak adlandırılması, hem ailelerce hem öğretmenlerce çok önemli sayıldı. Bu inanç doğrultusunda yıllarca sözel ve mantıksal yanlarını geliştirmeye yönelik tekdüze eğitim verildi.
     
Sonuç...
Hiç de umut verici olmadı. Çünkü okul hayatı boyunca başarılı sayılan öğrenciler, mezuniyet sonrası büyük sıkıntılarla işe girebildi. Gerçek hayata uyumda pek çok sıkıntı yaşadılar. Zeki denilen pek çok öğrenci, davranışlarıyla toplumu şaşırttı, antisosyal tavırlarla ailelerini endişelendirdi.
     
Yaşayarak öğrenmeliler...
Ne yapılması gerekiyor?
Eğitime bakış açısı değişmeli. Zekâ yaşamın her anında vardır. Çocuklar okul yaşamı boyunca yalnızca matematiksel zekâsını gösterebileceği değil hemen her tür zekâsını kullanabileceği pek çok etkinlikle karşılaşırlar. Örneğin sadece matematik sorusunu çözerken değil, arkadaş edinirken ya da resim yaparken de zekâlarını kullanırlar.
     
Matematik dersinde kişisel etkinlik nasıl kullanılabilir?
Öğrenciler alan ölçüleri öğretilirken birbirlerinin veya kendi ellerinin ayaklarının kaç santimetre olduğunu ölçebilir. Denklem konusunda "x"in bir bilinmeyen olduğunu, kendi yaşamlarının bilinmeyen yönleriyle benzeştirerek öğrenebilirler.
     
Sosyal bilimler dersinde matematiksel etkinlik nasıl kullanılır?
Örneğin tropikal bölgelerde yağmur ormanları ile ilgili bilgiler verirken; "Dünyadaki tüm çiçeklerin 3’te 2’si tropik yağmur ormanlarında bulunur" veya "Kolombiya yağmur ormanlarında bin 400 farklı kuş vardır" örnekleri verilebilir.
     
Fen dersinde müzik kullanılabilir mi?
Tabii. Öğrenciler, doğadaki canlıların çıkardığı sesler üzerine bir çalışma yapabilir.
     
Çocuğunuzun zekâsı hangisi?
Howard Gardner’ın "Çoklu zekâ", Özcan Demirel’in "Eğitimde Program Geliştirme" ve Kudret Eren Yavuz’un "Çoklu Zekâ Teorisi" kitaplarında zekâların özellikleri şöyle tanımlanıyor:
     
Kişisel-İçsel zekâ
Bireyin kendini duyma ve anlamasıyla ilgili bilişsel yeteneğini ifade ediyor... Kim olduğumuzu, hangi duygularımızı neden hissettiğimizi düşünmemiz kişisel zekâmızla ilgili bir durum. Bu zekâsı yüksek bireyler kendini tanıma, güvenme, disiplinli olma, hedeflerini belirleme ve kişisel problemlerini çözme becerisini gösteriyor.
     7 temel özelliği:
     1- Yalnız kalmaktan hoşlanırlar,
     2- Her yaşadıkları üzerinde çok fazla düşünürler,
     3- Kendi içlerinde bir değer ve anlayış sistemi oluştururlar,
     4- Duygu ve düşüncelerinin farkındadır,
     5- Kendilerini farklı tarzlarda ifade edebilirler,
     6- Yaşam felsefelerini oluşturmaya yönelik arayış içindedirler,
     7- Yaşamlarında motivasyon kaynakları, hedefleridir.
     Geliştirmek için ne yapmalısınız?

Çocuğunuza, kendisi için hedefleri nasıl koyacağını öğreterek, kişisel zekâsını geliştirin. Yapmak veya daha iyi olmak istediği konuların bir listesini yapın. Gelecekte sahip olmak istedikleri şeylerin, resimlerini kesmede yardım edin.
     
Doğa zekâsı
Bu tür zekâ, bitkileri, mineralleri, hayvanları, dünyayı, dağları, denizleri, mevsimleri tanıma ve sınıflandırma yeteneği olarak belirtiliyor. Bu zekâ türünde gelişmiş olanlar, izcilik-dağcılık yapmaktan, jeolojiden, astronomiden, doğa tarihi müzeleri ile ulusal parkları ve hayvanat bahçelerini gezmekten, balık tutmaktan hoşlanıyor.
     5 temel özelliği:
     1- Doğadaki hemen her canlının yaşamına ilgi duyarlar,
     2- Farklı canlı türlerine ve isimlerine karşı çok dikkatlidirler,
     3- Zooloji, botanik, tıp, fotoğrafçılık gibi alanlara ilgi duyarlar,
     4- Doğa ve insanın birbirine etkisiyle ilgilenirler,
     5- Seyahat etmeyi, belgeseller izlemeyi sever, doğa ve gezi dergilerini incelemekten hoşlanırlar,
     
Ağaçları tanıtın
Doğa zekâsını geliştirmek için çocuklarınızı yaprak toplamaları, çevrenizdeki çiçek ve ağaç türlerini tanımaları için heveslendirin. Onlarla belgesel programları seyredin.
     
Görsel zekâ
Görsel zekâdaki yeteneğimiz, üç boyutlu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü ne kadar hayal edebildiğimizle ilgili. Görsel düşünme, kendini şekil ve grafiklerle ifade etme, çizme, boyama, şekil verme gibi davranışları kapsıyor.
     6 temel özelliği:
     1-Bir görüntüyü zihninde canlandırabilir
     2-Harita, çizelge ve şemaları rahatlıkla okur
     3-Yaşıtlarından daha hayalcidir
     4-Görsel gösterimleri sever
     5-Okurken kelimelerden çok resimlerden öğrenir
     6-Dalgın bir şekilde resim çizer
     Geliştirmek elinizde...
     
Çeşitli renklerde farklı farklı kalemler alın. Grafik, el sanatları, tasarım, resim kurslarına teşvik edin. Çocuğunuzla fotoğraf çekin, müze gezin, sinema ve tiyatroya gidin.
     
Bu derste ‘Çoklu Zekâ’ uygulanıyordu
Çoklu Zekâ Kuramı’nı kullanan Kültür 2000 Koleji Matematik Öğretmeni Nursel Çiloğlu’nun dersine girdik. Doğrusu, gördüğümüz manzara oldukça ilginçti.

Ders önce bildiğimiz, klasik dört işlem probleminin anlatımıyla başladı. Ama dakikalar ilerledikçe geleneksel anlatımın dışına çıkıldı. Nursel öğretmen, öğrencilere dört işleme örnek olan problemi, şekille anlatmalarını istedi. Daha sonra aynı problem tempoyla yapıldı.

Bedensel zekâya sahip olan bir öğrenci probleme konu olan annenin ve çocuğunun yaşını, zıplayarak hesapladı. Başka bir öğrenci müzik zekâsıyla müzik aletleriyle probleme çözüm getirdi.
     
"Tembel ayrımı yok"
Çiloğlu, oldukça hareketli geçen dersin özelliğini şöyle anlattı: "Her çocuğun ilgisini canlı tutmaya çalışıyorum. Hepsini çok iyi tanıdığım için hangi zekâlarını kullandıklarını, ne yaparsam dersten kopmayacaklarını biliyor ve uyguluyorum. Örneğin ayağa kalkıp zıplayan çocuk bedensel zekâya sahip bir öğrencim. Ve onu sürekli oturarak tutmak mümkün değil. Ama aralarda ona uygun aktiviteler yapmak derse konsantre olmasını sağlıyor. Bir başka öğrenciye müzik zekâsından girip matematiği sevdiriyoruz."

Çoklu zekâ kuramınının uygulandığı sınıflarda çalışkan, tembel diye bir ayrım olmadığını belirten Çiloğlu, "Seviyeler sürekli oynuyor. Her çocuğun cevherini açığa çıkarmak çok önemli. Her çocuk her konuyu öğrenebilir. Bu nedenle başarılı, başarısız öğrenci ayrımı olmuyor" dedi.
     
Çocuğunuzun yetenekleri gizli kalmasın

"Çoklu Zekâ Kuramı" uygulayıcılarından Şule Yurcu, Türkiye’de pek çok çocuğun öğrenme potansiyelinin eksik kullanıldığı görüşünde... Meziyet, hangi tür zekânın baskın olduğunu saptayıp eğitim vermekte

ENKA Okulları, Çoklu Zekâ Teorisi’ni Türkiye’de ilk uygulayan okul olma özelliğini taşıyor. Okul Müdürü Şule Yurcu, Amerika’ya giderek, Howard Gardner’dan bu konuda eğitim almış. Yurcu’yla okuldaki uygulama ve sonuçları üzerine konuştuk.
     
Teoriyi ne zaman kullanmaya başladınız?
1995 yılında Enka Okulları’nın kurulmasına karar verildiğinde, eğitim alanında yeni teoriler, yeni öngörüler araştırıldı. 1983 yılında ilgi görmeye başlayan ve kullanımı yaygınlaşan ‘Çoklu Zekâ Kuramı’nı okulumuzda da uygulamaya karar verdik.
     
Her alanda yetiştiriliyor
’Çoklu Zekâ’ya dayalı sistemde öğretmenlere düşen görevler neler?
Öğretmenlerin, öğrencilerini her alanda geliştirme yükümlülükleri var. Dolayısıyla, çocukların gizli yeteneklerini ortaya çıkarmaları gerekiyor. Okullarda sadece matematiksel başarıya yönelik eğitim verilince, çocuğun diğer bütün yetenekleri örtülü kalıyor.
     
Bu yetenekleri nasıl ortaya çıkarıyorsunuz?
Hem Çoklu Zekâ Teorisi’ni, hem de çocukları çok iyi tanıdığınızda bunu yapabiliyorsunuz. Çocukların gizli yeteneklerini, bunları nasıl geliştirebileceklerini açığa çıkarıyoruz. Aynı zamanda, başka bir merkezi de geliştirebilmek için ne yapılması gerektiğini bu yöntemle buluyoruz.
     
Neler yapılıyor?
İnsanlara doğuştan verilenler var. Burada ailenin ve genlerin rolü çok büyük. Ancak daha sonra beyin çevredeki ortamlardan etkileniyor.
     
Yani eğitimde o ortamları mı yaratıyorsunuz?
Evet. Çocuğun beyninin farklı merkezlerine hitap edecek ortam kurulur ve çevrede uyarıcılar hazırlanırsa beynin o merkezleri gelişebiliyor. Eğitimcilerin de bir insanın beynindeki tüm merkezleri geliştirme şansı var.
     
Bir taşla, birkaç kuş!
Örneğin bir kişinin müzik zekâsına sahip olup olmadığına nasıl bakılabilir?
Eğer müzik zekâsı incelenmek isteniyorsa, yeni bir ezgi dinletilerek kişinin bu ezgiyi ne kadar çabuk söyleyebildiğine, tanıyabildiğine bakılmalı. Mekânsal zekâsının anlaşılması için, kişinin bir süreliğine, bir bölgeyi keşfetmesine olanak tanınmalı ve yolunu güvenilir bir şekilde bulup bulmadığı gözlenmeli.
     
Peki sınıflarınızda geometri nasıl öğretiliyor?
Öğrenciler, başarılı oldukları alanlara göre gruplara ayrılıyor. Kimisi resimle geometrik şekiller çiziyor. Kimi vücut dilini kullanıyor, kimi de geometrik şekillerle hikaye yazıyor. Örneğin Türkçe derslerinde, bilgisayarda kelime avı oyunu oynuyorlar. Böylece hem bilgisayar, hem de Türkçe çalışıyorlar.
     
Bedensel zekâ
Bedensel zekâ kişinin vücudunu ve hareketlerini kullanım biçimini ifade ediyor. Bedensel zekâsı yüksek kişiler spor hareketlerini, düzenli-ritmik oyunları kolayca uygulayabilirler.

Bedensel zekâsı yüksek kişilerde koordinasyon, denge, hız, el, bacak becerisi ve esneklik dikkat çekicidir. Balerinler, aktörler, sporcular, pandomim sanatçıları, cerrahlar, teknisyenler bunlara örnek gösterilebilir.
     
     5 temel özelliği:
     1- Bir veya birden fazla sporda başarılıdır
     2- Uzun süre oturunca kıpırdanır, elini ayağını sallar, vb.
     3- Bir şeyleri parçalayıp tekrar birleştirmeyi sever.
     4- Yeni şeyleri elleyerek tanır.
     5- Kendini tiyatrovari şekilde ifade etmekten hoşlanır.
     
Fırsatı değerlendirin
Birçok çocuk, spor yapmak ve oyun oynamak için zaten motive olmuş olduğundan bu zeka, diğer zeka türlerini geliştirmek için harika bir ‘fırsatlar penceresi’dir. Eğer çocuğunuz bilgisayar oyunlarından zevk alıyorsa, dilsel zekalarını geliştirmek için, oyunun kural ve strateji kitaplarını okumaları için cesaretlendirin.

Eğer çocuğunuz futbol veya basketbol oynamak istiyorsa, sporun tarihini, çeşitli biyografileri okumalarını öğütleyin. Günlük gazeteleri okuyup favori sporcular hakkında size rapor vermelerini sağlayın. Ayrıca skorlar, rekorlar ve lig istatistiklerini öğrenirken mantıksal zekâları da gelişecektir.
     
Sosyal-Bireylerarası Zekâ
İnsanlarla iletişim kurma, onları anlama ve davranışlarını yorumlama yeteneklerini kapsar. Sosyalleşme bu yetenek sayesinde olur. Politikacılar, liderler, psikologlar, öğretmenler, turizmciler bu yeteneklerini iyi kullanırlar.

Çocuğunuzun başkalarıyla ilişkilerinde göstermesini beklediğiniz davranışları belirleyin ve evde bir sosyal, iletişimsel zekâ beklentisi tablosu oluşturun. Bu zekâ için çocuklarınıza model olmanız gerekli. Sosyal zekânın baskın olduğu isimlere en iyi örneklerden biri Mehmet Ali Erbil.
     
     7 temel özelliği:
     1- Yaşıtlarının yanı sıra farklı yaş gruplarındaki insanlarla birlikte olmaktan da zevk alır.
     2- Doğal bir lider olarak davranır.
     3- Sorunları olan arkadaşlarına önerilerde bulunur.
     4- Kulüplere, komitelere ve diğer organizasyonlara katılır.
     5- Başka çocuklarla oynamayı sever.
     6- Birden fazla yakın arkadaşı vardır.
     7- Başkalarına ilgi gösterir.
     
Müzik zekâsı
Bu zekâ, duyguların aktarımında müziği araç olarak kullanan insanların sahip olduğu müzikal gücü gösterir. Bu kişilerde ritm, melodi, perde duyarlılığı bulunur. Enstrüman çalma, söylenen şarkının benzerini bulma gibi yetenekleri kapsar. Müziksel zekâyı geliştirebilmek için;
•   Çocuğunuzu bir enstrüman çalmaya yönlendirin
•   Onunla birlikte konser gibi etkinliklere katılın
•   Ailece şarkı söyleyin.
•   Çocuğunuzun sevdiği sanatçıların albümlerini edinmesine destek olun.     
     
     6 temel özelliği:
     1- Şarkı söylemekten hoşlanır.
     2- El ve ayağıyla ritm tempo tutar.
     3- Şarkı sözlerini kolaylıkla ezberleyebilir.
     4- Farklı seslerle ilgilenir.
     5- Bir enstrüman çalma konusunda ilgilidir.
     6- Müzik dinlemekten hoşlanır
     
Hangi yaşta hangi zekâ kullanılıyor?
Son araştırma bulgularına göre, öğrenme yolları değişik devrelerde değişik biçimlerde öne çıkıyor. California Üniversitesi eğitim uzmanı Dr. Sue Teele, öğrencilerin zekâlarını ağırlıklı olarak hangi alanlarda kullandıklarını saptamak için bir anket geliştirdi. 4 bin öğrencide uygulanan bu testin bazı ilginç sonuçları şöyle:
•   Çocuklar her dönemde aynı şekilde öğrenmiyor. Dilsel zekâ, anaokulundan 3’üncü sınıfa dek öğrenmede güçlü bir alan. Sonra kullanımı azalıyor.
•   Mantıksal - Matematiksel Zekâ 1’inci ile 4’üncü sınıflar arasında çok güçlü.
•   Görsel - Alansal ve Bedensel Zekâ ilkokul boyunca etkin. Bu demektir ki ilkokullarda bilgiyi görsel, aktif öğrenme yolu ile iletmek en doğrusu.
•   Ortaokul çocukları bedensel, görsel, alansal, müziksel ve sosyal zekâ alanlarını kullanıyor. Bu öğrenciler yalnız değil birlikte çalışarak daha başarılı oluyorlar.     
     

Herkes sekiz zekâ ile doğar

Evet, durum böyle ama çocuğun yaşadığı ortama göre bazı zekâ alanları zamanla körelir. Başarı da, çocuğun hangi tür zekâ alanının köreldiğinin belirlenip o yanının geliştirilmesine bağlıdır

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özcan Demirel, çoklu zekâ kuramının amacının, eğitimde bireylerin neler yapabildiğinden çok neler yapabileceğinin düşünülmesi olduğunu belirtiyor.

Herkesin sekiz zekâ ile doğduğuna dikkat çeken Demirel, bu konudaki sorularımızı yanıtladı:
     
Bu yönteme göre ders tasarımı nasıl yapılıyor?
     - Öğretmen, örneğin cebir ve geometriyi bedensel zekâyı kullanarak öğretiyor. Böylece kalem - kağıtla öğrenemeyen öğrenciler, model kurarak ve formülleri rol yapma ile göstererek daha kolay öğreniyorlar.
     
 Yöntemi öğretmen belirler
Tüm zekâ türleri kullanılarak ders yapılabilir mi?
     - Evet. Bazı öğretmenler derslerinde tüm türleri bütünleştirerek öğretimi daha uygun hale getiriyorlar. Bazıları ise öğrencilerine o konuyu nasıl öğrenmek istediklerini sorarak, alanını kendilerinin seçmesini istiyor.
     
Hangi zekâ türü daha önemli?
     - Hepsine eşit derecede önem verilmeli. Geleneksel sistemde dil ve matematik zekâsı üzerinde yoğunlaşılıyor. Yeni kuramda ise öğrencilerde bulunan tüm güç ve becerilerin tanınması ve öğretilmesi görüşü temel alınıyor.
     
Herkes 8 zekâ alanına sahip midir?
     - Evet, tüm insanlar hepsine birden sahip olarak doğar. Ancak öğrenciler sınıfa farklı zekâ alanları gelişmiş halde gelir. Çünkü çevreler farklıdır. Başka bir deyişle, her çocuk kendi zihinsel güç ve zayıflıklarıyla öğrenme ortamına katılır.
     
Zamanla değişiklik olur mu?
     - İnsanların sahip oldukları tüm zekâlar yaşam boyu gelişim halindedir. Önemli olan çocuğun güçlü ve zayıf olduğu alanlarını görüp bunları geliştirecek uygulamalar yapılmasıdır. Yapılacak en büyük yanlış, bir insanın özellikle bir çocuğun tek tür ile etiketlenmesidir.
     
Yaşanılan ortamlar zekâları nasıl etkiliyor?
     - Bu kuramın temelinde biyolojik ve kültürel boyutlar var. Kültürler, farklı zekâ türlerine verdikleri değerle zekâ gelişiminde önemli rol oynuyor.
     
Zekâları birlikte kullanmalı
Çevremizde hangi zekâ türüne daha fazla önem veriliyorsa o mu gelişiyor?
     - Fazla değer verilen tür, diğerlerinden daha çok ve hızlı gelişiyor. Çünkü kabul gören ve değer verilen davranışlar motivasyonu arttırıyor ve bireyi bu davranışları zenginleştirmeye yöneltiyor.
     
Tüm türler birlikte kullanılamaz mı?
     - Zekâlar her zaman birlikte çalışırlar ancak bu çok karmaşık yollarla gerçekleşir. Örneğin bir futbol oyuncusu koşarken, yakalarken ve vururken bedensel zekâyı; sahayı ve görevini tanırken mekansal zekâyı; oyunun kurallarını öğrenirken dil ve sosyal zekâyı; kendini değerlendirirken de içsel zekâyı kullanır.
     
Hangi zekâyı etkin kullanıyorsunuz?
Aşağıdaki maddeleri dikkatle okuyarak, sizin ve çocuğunuz için en uygun olan cümleleri işaretleyin. Çalışmanın sonunda her bir bölümde verdiğiniz yanıtları gözden geçirin. Hangi bölüme verdiğiniz yanıt sayısı yüksek ise baskın olarak kullandığınız zekânız o olabilir. Böylece geliştirmeniz gereken zekâ bölümlerini de fark edebilirsiniz.
     
Sözsel - Dilsel
•   Kitaplarım benim için çok önemli.
•   Konuşmadan, yazmadan veya söylemeden önce kelimeleri kafamda duyabilirim.
•   Televizyon veya filmi seyretmektense, radyo dinlemekten zevk alırım.
•   Scrabble gibi kelime türetme oyunlarını severim.
•   Tekerleme gibi dil oyunlarıyla kendimi ve başkalarını eğlendirmeyi severim.
•   Bazen diğer insanlar yazı veya konuşma dilimde kullandığım kelimelerin anlamlarını sorma ihtiyacını duyarlar.
•   Türkçe, edebiyat, İngilizce, sosyal bilgiler ve tarih derslerinden, matematik ve fen derslerine göre daha çok zevk alırım (alırdım.)
•   Bir yolda giderken manzaradan çok ilan tahtalarındaki kelimeler dikkatimi çeker.
•   Konuşmalarımda okuduğum veya duyduğum olaylara değinirim.
•   Yazmaktan çok hoşlanıyorum.
•   Zaman zaman amatörce ya da profesyonelce şiir veya yazılar yazarım.

Mantıksal - Matematiksel
•   Kolaylıkla aklımdan işlemler yapabilirim.
•   Öğrenciyken matematik veya fen en sevdiğim derslerdi.
•   Mantıksal düşünme gerektiren oyunlar oynamayı ve problemler çözmeyi severim.
•   Eğer ile başlayan deneyler yaparım.
•   Aklım olaylarda bir mantık sırası, belli bir düzen arar.
•   Bilimdeki yeni gelişmelerle ilgilenirim.
•   Hemen her şeyin mantıksal bir açıklaması olduğuna inanırım.
•   Bazen net, soyut, kelimesiz ve imajsız olarak düşünürüm.
•   Diğer insanların yaptıkları ve söylediklerinde mantık yolu bulmayı severim.
•   Herşey ölçülüp, kategorize edilip, analiz edildiğinde daha rahat ederim.
•   Zekâ oyunlarından zevk alırım.     
     
Görsel - Mekânsal
•   Gözlerimi kapattığımda genellikle net resimler görürüm.
•   Renklere karşı duyarlıyım.
•   Etrafımda gördüklerimi kaydetmek için sık sık fotoğraf makinası veya kamera kullanırım.
•   Puzzle ve bulmaca gibi görsel oyunları severim.
•   Canlı ve parlak rüyalar görürüm.
•   Tanımadığım bir yerde dolaşırken kolaylıkla yolumu bulurum.
•   Çizmeyi ve karalamayı severim
•   Bana göre geometri cebirden daha kolaydı.
•   Yukarıdan kuşbaşı baktığımda bir şeyin nasıl görüneceğini kolaylıkla hayal ederim.
•   Resimleri çok olan yazılara bakmayı tercih ederim.     
     
     Bedensel - Kinestetik
•  Düzenli olarak bir spor dalıyla uğraşırım.
•   Uzun zaman hareketsiz oturmak çok zor gelir.
•   Dikiş dikme, dokuma, oyma, model yapma gibi ellerimi aktif olarak kullanabileceğim çalışmaları severim.
•   Güzel fikirlerim genellikle yürürken, koşarken veya başka bir fiziksel aktivite yaparken ortaya çıkar.
•   Boş vakitlerimi dışarda geçirmeyi severim.
•   Birisiyle konuşurken genellikle ellerimi veya başka şekillerde beden dilimi kullanırım.
•   Birşeyleri daha iyi öğrenmem için onlara dokunma ihtiyacı duyarım.
•   Deli gibi koşmayı veya benzeri çılgın hareketleri severim.
•   Kendimi ‘koordinasyonu çok iyi’ olarak tanımlıyorum.
•   Yeni bir beceri geliştirebilmem için okumak veya seyretmektense uygulamam gerekir.
•   Jest ve mimiklerimi, beden dilimi etkin olarak kullanırım.     
     
Müziksel - Ritmik
•   Sesimin müziğe yatkın olduğunu düşünüyorum.
•   Bir notanın yanlış olduğunu hemen anlarım.
•   Sık sık radyodan, kasetten, diskten müzik dinlerim.
•   Bir enstrüman çalarım.
•   Müzik olmasaydı hayatım pek birşeye benzemezdi.
•   Yürürken aklımda genellikle bir müzik sesi olur.
•   Basit bir vurma aleti ile bile müziğe eşlik edebilirim.
•   Bir çok şarkının veya müzikalin bestesini yapabilirim.
•   Bir parçayı bir iki kere dinledikten sonra iyi bir şekilde söyleyebilirim.
•   Çalışırken veya yeni bir şey öğrenirken genellikle mırıldanırım.     
     
Kişilerarası - Sosyal
•   Çevremdeki insanlar fikir danışmak için bana gelir.
•   Voleybol, basketbol gibi grup oyunlarını yüzme ve koşma gibi bireysel olanlara tercih ederim.
•  Bir sorunum olduğunda kendi başıma çözmek yerine, birinin yardımına ihtiyaç duyarım.
•   En az üç tane yakın arkadaşım vardır.
•   Sosyal olabileceğim oyunları tercih ederim.
•   Bildiğim şeyleri başkalarına da öğretmeyi severim.
•   Kendimi lider olarak görüyorum.
•  Kalabalığın ortasında kendimi rahat hissederim.
•   İşimle veya topluluğumla ilgili sosyal olaylara katılmayı severim.
•   Evde yalnız kalmaktansa bir arkadaş toplantısına gitmeyi tercih ederim.     
     
     
 Kişisel – İçsel

  • Düzenli olarak meditasyon, değerlendirme veya hayatla ilgili önemli soruları düşünerek vakit geçiririm.

  • Kendim hakkında daha fazla bilgi edinmek için kişisel gelişim seminerlerine ve rehberlik toplantılarına katılırım.

  • Aksiliklere esneklikle yaklaşırım.

  • Yalnızca benim bildiğim bir hobim vardır.

  • Hayatımla ilgili düzenli olarak düşündüğüm önemli amaçlarım vardır.

  • Güçlü ve zayıf olduğum yönlerime mantıklı bir bakış açım vardır.

  • Etrafımda birçok insanın olduğu kalabalık bir yerde olmak yerine, tek başıma bir odada hafta sonu geçirmeyi tercih ederim.

  • Kendimi, istekleri güçlü ve bağımsız hissederim.

  • Kendi işimi kendim yaratırım ve hatta kendi işimin sahibi olmayı da düşünmüşümdür.

   
  
Çocuğunuzun zekasını keşfedin
SİBEL KAHRAMAN

(Thomas Armstrong’un "7 Kinds of Smart" isimli kitabından alınmıştır....)

 
 

Adres: Osmanağa Mahallesi, Hasırcıbaşı Caddesi, Hasırcı Sokak,  No:1/1,  Kadıköy 34714/ İstanbul     Telefon: 0216 346 46 04

www.tirtilegitimkurumlari.com